25 Ekim 2008 18:47 · dousar
· Etiketler
Uzmanlara göre, fiziksel aktivitenin fiziksel sağlık üzerine etkileri şöyle:
"Kilo Kontrolü: Birçok ülkede fiziksel aktivite düzeyi besin tüketiminden daha fazla düşüş göstermiş, böylece düşük düzeyde fiziksel aktivitenin şişmanlık için önemli bir etken olduğu sonucuna varılmıştır. Önemli bir sağlık sorunu olan şişmanlık giderek artmakta ve koroner kalp hastalığı, diyabet, inme, artrit ve kazalara karşı risk oluşturmaktadır. Kilo kaybının enerji sınırlaması ve fiziksel aktivitenin artırılmasıyla sağlanması daha kolay ve etkilidir. Daha da önemlisi kilo almayı önlemede önemli rol oynamaktadır. Örneğin günde 2-5 km yürüyüş enerji dengesinin sağlanmasını önemli ölçüde etkilemektedir.
Kan Basıncının Kontrolü: Yüksek kan basıncı (tansiyon) 140-90 mmHg. olduğunda kalp krizi, kalp ve böbrek yetmezliği, inme gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini iki katına, 160-95 mmHg. Olduğunda ise üç katına çıkarmaktadır. Düzenli fiziksel aktivite kan basınçlarını diğer klinik uygulamalarla kıyaslanabilecek düzeyde yaklaşık 6-10mmHg. azaltabilmektedir. Ancak her zaman tek başına yeterli olmayabilir ve diğer klinik uygulamalarla (kilo kaybı, alkol ve tuzun azaltılması, çoğu zaman ilaç kullanımı) birlikte olması gerekebilir. Fiziksel aktivite ilerleyen yaşla birlikte gözlenen tansiyonun artmasına karşı koruyucu olabilmektedir. Önerilen fiziksel aktivite düzeyi, düzenli orta şiddette egzersizlerdir. Ciddi hastalık risklerinin bile, çok hafif düzeyde fiziksel aktivitenin arttırılması ile azaldığı bilinmektedir.
25 Ekim 2008 18:43 · dousar
· Etiketler
Biyografisi
Zerrin Egeliler, 1931 yılında doğmuş bir Türk Sinema sanatçısıdır. Her türlü film dalında rol almıştır.Asıl şöhretini 1978 yılında yakalamıştır. Zerrin Egeliler'in toplamda 68 adet filmi bulunmaktadır.Bu filmlerin 37 tanesini bir yıl içinde çevirdiği için bir dünya rekoruna sahiptir. Zerrin Egeliler sonraları köşk gazinosu nun sahibi, Fahri Balcı ile evlenip çocuk doğurmuş,Bursa'ya yerleşmiştirler.
Resimleri

Filmleri
*Çıldırtan Kadın *Solan Yaprak *Gönül Oyunu *Kadınlar *Dila Hanım *Yaşam Kavgası *Cafer'in Çilesi *Batak *Lekeli Melek *Ali Baba'nın Çiftliği *Uçurum
13 Ekim 2008 17:39 · dousar
· Etiketler
Avusturya Veraset Savaşları Fransa ile Prusya'nın üstünlüğü ile sona ermişti. Bu savaş sonunda yapılan 1748 Ekslaşapel Antlaşması her iki tarafı da memnun etmediğinden yeniden taraflar arasında savaş hazırlıkları başladı. Fakat savaşa katılan taraflar arasında bazı değişiklikler olmuştu.
13 Ekim 2008 17:39 · dousar
· Etiketler
XVII. yüzyıl ortalarında Avusturya imparatorunun, Protestan olan orta Macaristan halkına baskısı sonucu, orta Macar Beyi İmre Tököli (Thököly), Osmanlı himayesine girmişti. İmre Tököli, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı, Avusturya'nın elinde bulunan orta Macar kalelerini geri almaya teşvik etti. Varad (Nagy-Varda, Alm. Gros-Wardein) beylerbeyi Hasan Paşa da, orta Macaristan'a ait kaleleri geri alarak, İmre Tököli'ye verdi. Bunun üzerine, Avusturya imparatoru Leopold, Türk kuvvetlerinden yararlanarak, bu kaleleri tekrar ele geçirdi. Bu yüzden, Osmanlı-Avusturya ilişkileri bozuldu.
Viyana Bozgunu, Avrupa'nın ortasına kadar girmiş olan Türk ordusunun son seferi oldu. Sadrazam, 16 Ekim'de Belgrad'a döndü. 29 Ekim'de Estergon Kalesi düşmanın eline geçti. Durumdan son derece üzüntü duyan IV. Mehmed Han, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın idamını emretti. İkinci Viyana Kuşatmasıyla başlayan ve 1699 Karlofça Barış Antlaşmasına kadar süren savaşlar, Osmanlı Devletinin yenilgisiyle sona erdi. Kara Mustafa Paşa, Belgrad'da idam edildi.
13 Ekim 2008 17:36 · dousar
· Etiketler
İnsanlar giysilerindeki kırışıklıkları giderebilmek için uzun uğraşlar vermişlerdir. Bu uğraşılar sonunda değişik yöntemler bulmuşlardır.Başlarda odun, cam , mermer gibi aletler kullanıldı. Taşların ısıtılıp giysilerin üzerinde gezdirilmesi ile ütünün temelleri atılmaya başladı. Tarihte ilk kez sapı olan bir demir parça ile ütüleme işleminin yapılması 17. yüzyılda gerçekleşmiştir. Ocaklarda ısıtılarak kullanılan ütüler zamanla kor ve kömür ile ısıtılan içi oyuk ütülerle yerdeğiştirdi. 19. yüzyılda ise ocak ya da sobaların ısıtıcı olarak kullanılması standart hale geldi.
04 Ekim 2008 13:15 · dousar
· Etiketler
"Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında (gelişmesinde) başlıca müessirdir(etkendir). Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
Diyerek dil alanında birçok ilke imzasını atmıştır.İşte Atamızın yaptığı hizmetler..
Harf İnkilabı
Dil İnkılabı ve Türk Dil Kurumu'nun (T.D.K.) Kuruluşu
26 Eylül 1932'de Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayı, kurumun çalışma programını kapsayan şu maddeleri tespit etti:
1. Türk dilinin başka dil aileleriyle karşılaştırılması
2. Türk dilinin tarihi ve karşılaştırmalı gramerlerinin yazılması
3. Anadolu ve Rumeli ağızlarından olan kelimelerin derlenmesi, Osmanlıca kelimelere Türkçe karşılıklar bulunması,
4. Türkçe bir sözlük hazırlanması,
5. Kurumun organı olarak bir derginin yayımlanması,
6. Türk dili üstüne yazılmış yerli ve yabancı eserlerin toplanması ve gerekenlerin çevrilmesi,
7. Terimlerin Türkçeleştirilmesi.
04 Ekim 2008 13:12 · dousar
· Etiketler
Ziya Gökalp (1876 - 1924)
Ahmet Hikmet Müftüoğlu (1870 - 1927)
Mehmet Emin Yurdakul (1869 - 1944)
Ömer Seyfettin ( 1884 - 1920 )
Aka Gündüz ( 1885 - 1958 )
Halide Edip Adıvar (1884 - 1964 )
04 Ekim 2008 13:10 · dousar
· Etiketler
Balıkların hafızası ortalama 8 ile 10 dk arasındadır.Ancak balinalarda son yapılan araştırmaya göre 5 yıl kadar sürmektedir.
04 Ekim 2008 13:09 · dousar
· Etiketler
Bitkini yaprağında bulunan krolofil bitkiye yeşil renk verir ek olarak krolofil fotosentezde rol oynar güneş ışığı su ve karbonhidrat kullanarak bitkiye gereken besinlerin yapımını sağlar.
04 Ekim 2008 13:08 · dousar
· Etiketler
Bilim insanlığın bilgi birikimidir ve teknoloji de bu birikimin pratiğe yani hayata yansımasıdır.rnTeknoloji çoğu zaman insanlar için kolaylığı,düzeni,hızı sağlamıştır.Ancak bunlar sağlanırken de olumsuz etkileri de olmaktadır.rnİnsan hayatına olumlu ve olumsuz yönde daima büyük ölçekte etki etmiştir.Bir yüz yıl öncesi ile günümüz arasındaki farklar ne kadar çok...